|
Uğur Meleke ye Cevap
Sayın Uğur Meleke, 31 Mart 2008 Pazartesi günü yazdığınız dar alanda kısa paslaşmalar yazısında “14 küçükler” diye bir paragraf açmışsınız. 14 küçükler zaten oyuna hükmetmeyi bile beceremiyorlar demişsiniz. Hehalde Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe ve yazınızın konusu olduğuna göre Sivas’ı ayırmışsınız. Ligdeki 18 takımdan dördünü ayırıp gerisini 14 küçükler diye nitelendirmişsiniz. Herşeyden evvel sizin gibi yazarlar eskiden Milliyet gibi bir gazetede yazı yazmayı bırakın, çalışmayı bile aklından geçiremezdi.Yazdığı yazının nereye gideceğini bilmeyen insanlar öyle bir gazetede yazı yazamazlardı.. Her fırsatta bazı camialara hakaret etmeyi bir meziyet zanneden insanların yükselebileceği yerler sınırlıdır. Bu sözlerimden benim Trabzonsporlu olduğumu ve sizin gibi yazarların böyle büyük bir camiaya küçük diyerek dil uzatamayacağınızı bilmenizi isterim. Trabzonspor sizin gibi insanların sınıflandırmasıyla yerini kaybetmez. Trabzonspor tarihinde ve geleceğinde herzaman büyük olmuştur, büyük kalacaktır. Ayrıca ne zamandır, Sivas’ın büyük takımlardan kabul edildiğinide merak ettiğimide söylemek isterim. Lütfen yazılarınıza camiaları karşınıza alacak sözlerinize dikkat ediniz. Burası Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Bazılarının düşündüğü gibi muz cumhuriyeti değildir. Saygılarımla Bülent ÇİMŞİT…
Ergun Ata ya Cevap
Sayın Ergun Ata yazılarınızı okuyorum ve beğeniyorum. Dünya görüşümüz birbirine çok yakın fakat son 20.03.2008 tarihli yazınızda Trabzonspor seyircisine haksızlık ettiğinizi düşünüyorum.. Beşiktaş seyircisini Trabzonspor seyircisiyle karşılaştırarak artı not vermişsiniz. Belki organize olmak açısından Beşiktaş seyircisi önde olabilir ama fairplay açısından lütfen onları hatta Türkiyedeki hiçbir taraftarı bizim önümüze koymayın. Çünkü Trabzonspor’a yapılan haksızlıklar başka bir takıma yapılsaydı Allah bilir neler olurdu.
Herşeyden evvel Beşiktaşla oynadığımız ilk maç haksız bir şekilde aldığımız beş maçlık ceza yüzünden (bana göre azami iki maç olmalıydı) seyircisizdi. Onun için hakemi bırakın tenkit etmeyi, görme şansımız bile yoktu. Bunu sizin gibi bir Trabzonsporlu’nun kaçırmaması gerekirdi. Yazılarınızı yazarken siz Trabzonspor yazarları, elinizden geldiği kadar tarafsız yazı yazmaya çalışıyorsunuz ve ben bunu taktir ediyorum. Ama Türkiyemizde bu kadar fanatikliğin bulunduğu ortamda camiamıza daha çok sahip çıkılması ve daha çok korunması gerektiği kanaatindeyim. Lütfen biz etik değerlere her zaman bağlı kalalım. Ama sırası gelincede Trabzonsporumuz’a vurun abalıya yapmayalım. Acaba Barış’ın atıldığı anda Beşiktaş 2-0 önde olmasa ve daha önce de Rüştü’nün haksız yere atılmasından dolayı hakeme garezleri olmasa aynı tezahuratı yaparlarmıydı düşünmek lazım!
Ben belki duygusal davranıyor olabilirim ama bu kadar haksızlığı içine sindirebilmiş ve fairplay çizgisinden ayrılmamış olan camiamızı lütfen hakettiği yere getirelim ve yanında olalım. Bunları hep birlikte tek yürek halinde başarabileceğimizi düşünüyor, herkesi taşın altına elini sokmaya ve önümüzdeki güçlükleri paylaşmaya çağırıyorum. Herşey Trabzonspor için…
Saygılarımla Bülent ÇİMŞİT…
Türkiyemiz Ve Trabzonsporumuz
Sevgili Trabzonsporlular insanların hiç düşünmedikleri bazı şeylerin zaman içinde yavaş yavaş alıştırılarak beyinlere empoze edilmesi artık Türkiye'mizde moda haline geldi.Bundan fazla değil birkaçyıl önce söylenilmesi suç unsuru olan birçok şey artık bazı kesimlerce rahat rahat telaffuz edilmeye başlandı.Ve ilginçtirki bu söylemler demokrasi gereği olarak yorumlandı.
Ülkemizin bölünmez bütünlüğü en yetkili ağızlarda bile tartışılmaya açıldı.Ve ne yazıkki buna karşı gelen diğer kesimler kafatası milliyetçisi olarak gösterildi.Bunlardan size bir Trabzonspor derneğinin yazısında niye bahsettiğimizi soracak olursanız,maalesef bizde bu ülkenin bir kurumu olarak bu olanlardan yeterince payımızı almaya başladık.İlkönce büyüklüğümüz tartışmaya açıldı.Sonra kendi yetkililerimizin ağzından bile küme düşmeye kadar bir yığın alakasız söz işitir olduk.
Bu olanlardan sonra bir ülkeyi zayıflatmak için önce o ülkenin kurumlarının ve değerlerinin zayıflatılmasının gerekli olduğunu düşündük.Trabzonspor bu ülkenin en önemli değerlerinden ve kurumlarından biridir.Trabzonspor bu ülkenin bölünmez bütünlüğüne katkı yapan bir kurumdur.Bu takım bütün ülkenin sempatisini kazanmış tüm kesimlerin 2.takımı olmuş şahlanışı ve haykırışıyla inanç ve güç birliği sağlandığında insanlarımızın neler başarabileceğini göstermiştir.
Onun için bu tip kurumlarımızı aşağıya çekmek yerine onlara destek olmak zorundayız.İşte bu nedenle zayıflatılmak istenen Trabzonspor değil Türkiyenin birliği ve kurumlarıdır.Bundan böyle taraflı tarafsız bütün insanlarımızı Türkiyenin tüm kurumlarıda dahil olmak üzere Trabzonspor a sahip çıkmaya ve onları desteklemeye çağırıyoruz.Saygılarımızla.
|